Giriş yap

Şifremi unuttum

En son konular
» Çete Ayşe Zeybeği
Ptsi Kas. 29, 2010 8:39 pm tarafından AVSARBEYi

» ESENLİKLER
C.tesi Kas. 20, 2010 3:31 pm tarafından SANCAK

» Selamun Aleyküm
Cuma Tem. 02, 2010 7:22 pm tarafından Suskun_Efe

» Selamun Aleyküm
Paz Ara. 13, 2009 4:14 pm tarafından Yunus cemre

» Sevgili Kardeşlerim..
Cuma Ara. 11, 2009 11:14 pm tarafından Yunus cemre

» Ey Gidi Vatanım.
Cuma Ara. 11, 2009 9:05 pm tarafından Yunus cemre

» SelamunAleykum
Cuma Ara. 11, 2009 8:46 pm tarafından Yunus cemre

» SelamunAleykum
Cuma Ara. 11, 2009 5:33 pm tarafından ÜLKÜSERAP02

» Esenlikler
C.tesi Ara. 05, 2009 8:50 am tarafından SANCAK

» Selam
Cuma Tem. 03, 2009 3:13 pm tarafından KIZIL ELMA

En iyi yollayıcılar
SÖKELİ_REİS (57)
 
SANCAK (55)
 
TURANCI_DELİTAY (29)
 
Osmanlı Tokadı (24)
 
KIZIL ELMA (21)
 
gonuladami (16)
 
Ozan Yetkin (14)
 
HEPARİZMİR (12)
 
ÜLKÜSERAP02 (12)
 
ahmetozseven (5)
 

Kimler hatta?
Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir

Yok

[ Bütün listeye bak ]


Sitede bugüne kadar en çok 60 kişi Salı Ağus. 01, 2017 6:03 pm tarihinde online oldu.
Istatistikler
Toplam 46 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: AsyaSultan OsmanliTim

Kullanıcılarımız toplam 265 mesaj attılar bunda 107 konu

ÇANAKKALE VE HİCAZ’DA 42. ALAY ..

Aşağa gitmek

ÇANAKKALE VE HİCAZ’DA 42. ALAY ..

Mesaj tarafından HEPARİZMİR Bir Paz Haz. 28, 2009 12:47 am

42 . Alay’ın Çanakkale ve Hicaz Cephelerindeki Komutanı A.Nuri

DİRİKER(1) Paşa’nın Hatıratından;


General Ahmet Nuri Diriker ..

1876 yılında Ruscuk’ta doğdu. 1921-1923 yıllarında katıldığı Türk Kurtuluş Savaşı’nda, Büyük Taarruz’da Albay rütbesi ile 8’inci Tugay Komutanlığı görevinde bulundu.

Vatan Evladından Umut Kesilmez:

42.Alay, Seddülbahir mıntıkasına sevk olunduk. Sovanlı derede ağırlıkları bıraktık. Kereviz deresi’nde çok zayiat vererek müşkül vaziyette kalmış kıtaatın yerlerini işgal ettik. Kereviz deresi’nde beş buçuk ay düşmanla çarpıştık. Alaydan 31 zabit (subay), dört binden fazla şehit ve gazi verildi.” “Çanakkale’de bazı korkak erat kendi tüfeğiyle cepheden kurtulmak için el ve ayaklarını vururlardı. Bu gibi eratın kurşuna dizilmesi için emir verildi. Bizim alaydan da bazı bu gibi vak’alar olmuş ise de bunları bir türlü kurşuna dizmeye razı olmadım. Yine bir gün bir nefer elinden kendini vurdu. Doktor rapor verdi ve bölük ve tabur kumandanları da ibreti misal olmak için kurşuna dizilmesini rica ettiler. O esnada düşman taarruz ediyordu, yine geri bıraktım. Bilahare nefere:



- Kardeş kurşunu ile ölmektense düşman kurşunu ile şehit olmasının daha iyi olacağını söyledim. Geceleyin eline iki bomba verip, 40- 50 metre mesafede olan düşman siperlerine bombaları atmasını, düşman ateşe başladığı zaman iki siper arasında ölen ve şehit olan binlerce asker arasında yatmasını, ateş kesildikten sonra parola vererek, vurulmazsa geri gelmesini emir verdim. Bunu üç defa tekrarladık, nefer bir türlü vurulmadı, birlikte onu siperde bekleyen bir çavuş şehit oldu. Neferi affettim. Neferin eli pansuman edilerek geçti. Bu nefer sonradan kendi arzusu ile düşman siperlerine giderek bombalar atmış, çok yararlık göstermişti. İki siper arasında ölüler arasında yattığı zaman ölülerin ceplerini karıştırmış, yetmiş seksen lirada para bulmuştur. Bu neferin hareketlerini fırka kumandanı olan Kazım Karabekir’e hikaye ettim. Alayın korkak neferi, en cesur asker oldu.” “Düşmanın bize attığı şarapnel kovanlarını toplamak için emir verilmişti. Her kovan için levazım birer kuruş veriyordu. Neferler kovanları toplar, levazıma götürür , para alırlardı. Bir nefer karargahımın yanında şarapnel kovanı toplamak için mütemadiyen düşmana göz atarak, kudurmuş olan düşmanın attığı şarapnel kovanlarını toplardı. Neferi tekdir etmiştim. Üçüncü yüzbaşısı da ateş esnasında(G) kramafon çalacağını söyledi. Muvaffakat ettim. Kramafon çalar çalmaz düşman şiddetli ateşini kesti, çalgı bitti, ateş tekrar başladı. Temmuz 23’te siperler tümüyle şüheda (şehitler) ile dolmuştu. Bölüklerde 250 mevcuttan 30-40 kişi kalmıştı, taburlar ne yapacaklarını şaşırmışlar, bende müşkül vaziyette kaldım. Taburlara siperler dolmuş ise şehitleri bir bir üzerine koyun arkasından ateş ettirin diye emir verdim. Sargı mahalli mahşere dönmüştü. Düşman kaçtıktan sonra (Çanakkale’den) karşımızdaki düşman siperlerini gezdim. Bir yol üzerine Fransızlar ( I’ honeur au Turc )( Şeref Türk’lerindir.) diye yazmışlardı.” — Anlayana…!


42 nci Alay Hicaz’da, Medine’de;

..Fırka (Çekmecelerden)(Üsküdar’a)(Bağlarbaşı’na) naklolundu. Fırka kumandanlı- ğına halen Konya mebusu olan (Ali Fuat) Paşa tayin oldu. Üsküdar’dan fırka dördüncü orduya (Halebe) oradan da (Der’aya) geldik. İkmal efradı alarak alaylar seferi tam mevcutlu oldu . O esnada teftiş için Dördüncü Ordu Kumandanı (Cemal) paşa, Erkanıharbiye Reisi (Ali Fuat ) bey geldiler. Şama avdetlerinde Hicazda isyan olmuştu. Medine’de (Fahri), (Basri) paşalar muhasarada idiler . Muhasaranın ref-i için yedi sekiz bin mevcudunda bir (cenup müfrezesi) teşkil olundu. Kumandanlığına beni tayin ettiler. (Şama) geldim, ordu misafiri olarak bana Diktorya otelinin 3 numaralı odasını tahsis ettiler. Müfrezeye bir batarya top ve telsiz telgraf müfrezesi iltihak etti. Müfreze nizam harbinde kendi alayım alay 42 de dahildi. İlk kafile ve trenle (müdeyyin salibe) hareket ettim. Dördüncü ordu karargahı ve karargahı umumi Medine’nin akıbetinden endişe ediyorlardı. Fahri Paşa’dan haber almak için telsizle Medine’yi aradım ise de muhabere mümkün olmadı. Bir taburla telsiz müfrezesini Hediye istasyonuna sevk ettim. Fahri Paşa’dan vaziyetin iyi olduğunu, müfrezemi topladıktan sonra hareket etmekliğimi emir verdi. Telgraf hattı bozulmuş, tren hattı bozulmuş bir lokomotif de işe yaramaz edilmiş durumda idi. Ehemniyetsiz bir müsadere ile Medine’ye gelerek Fahri Paşa’nın emrine girdim. Arap isyancılara karşı başarılı harekatlar düzenledim. Hicaz, Medine civarı, Haşit ve Gayer boğazında isyancı Arap kabilelerine karşı başarılar kazandım. Fahri Paşa’nın takdirlerini kazandım. Bu mütarekeleri müteakip Kaymakamlığım ( Yarbay ) tebliğ edildi. Çanakkale Savaşı’ndan beri Binbaşı olarak yaptığı 42 enci Alay Komutanlığı’nı artık Yarbay olarak sürdürüyordu. Kaymakamlıktaki hayatım (Nasp tarihi : 6 / Eylül / 332): Alayca Gayer’de bulunduğumuz esnada iaşe hususunda çok müşkülat çektik. Zabitan ve efrad Deve eti, yağsız mercimek birçok zaman yediler. İskorpitten alay efradı hatli hastalandı. Efrada sayı ile hurma verilir, çekirdekleri toplanarak su içine konur bir müddet sonra hayvanlara verilirdi. Birçok beygirler açlıtan kum yiyorlardı. Sancılanarak ölüyorlardı. Gayer boğazından hiçbir hayvan geçemezken Boğaz beş altı kilometre imtidadında olduğu halde kamilen açtırdım. Kıtatın yol koluyla süvarilerin ikişer olarak geçmelerine müsait oldu. Hicazdaki hizmetim takdir edilerek üçüncü rütbeden Osmani bir sene kıdem zammı aldım. Alayımız sancağı Çanakkale’den harp madalyasıyla, Hicaz’da Gümüş imtiyaz madalyasıyla taltif edildi. Kaymakam (Yarbay) A.Nuri Diriker arkasında çıkan çıban yüzünden ağır bir şekilde rahatsızlanır, Fahri Paşa kendisine maiyetindeki Dr. Kemal Bey’i getirir. Dr. Kemal Bey çıbanın “şiripençe” olduğunu ve hemen ameliyat için Medine Hastahanesine gitmesi gerektiğini söyler, orda ameliyat olursa da uzun süre iyileşemez, zayıf düşer. Yara yeri iyileşmeye başlamıştır ancak doktorlar tebdili hava verirler. Beyrut’da tebdili hava etmek üzere trenle Şam’a gönderilir. Beyrut’ta kimsesi yoktur, iki yaşında hiç görmediği bir kızı vardır. Ordu Erkanı harbiye reisi miralay Ali Fuat Paşa’ya rica eder, tebdilihavasını İzmir’e tebdil ettiler. Hicaz’daki 42. Alay’ımı da bir daha göremedim.


Hicaz’da Alay sancağının gümüş imtiyaz madalyasıyla taltif edildiğine dair emri aynen yazıyorum :

1 – 42 inci nizamiye alayının harekatı hazanetkaranesine binaen mezkur alay sancağının gümüş imtiyaz madalyasıyla tevşih edilmiş olduğu 4 ncü orduyu humayun kumandanlığından tamimen tepçir edilmiştir.

2 - Hicaz isyanının bidayetinde hicaza gönderilmiş o zamandan bu güne kadar Hicaz darül harekatından (el’aluvade), /Aşar) boğazında, (Nuaruaziz) civarında (Gayerde), (Mecizde) mukabil tasvir meşakkat ve mahrumiyetler içinde pek kahramanhane muharebeler yaparak hicazda uassata ve İngilizlere karşı Osmanlı Sancağı’nın şerefini muhafaza etmiş ve bir çok zabitan ve efradı şeref meydanlarında şehit düşmüş olan bu alayın pek muhterem sancağının bu suretle mahzarı takdir ve taltif olmasını cidden fahriri mucip oldu.

3 – Sınıf celil askerinin zi- kıymet ve muhteşem emanetlerinden olan ihtizazat şeref

piran ile askeriyeye revnak ve safvet veren mukaddes sancağın tevkir kadrine çalışan, şerefine şerefler katan 42 enci alay efradının gözlerini öperim, kumandanına ve zabitlerine teşekkür eylerim ve şühedasını mağfiretle yad ve tebcil ederim.

4 – İhzari fedakariden geri kalmamakta olduklarını daima gördüğüm diğer kıtaat zabitan ve efradının da gözlerini öperim ve bu türlü taltiflere mazhariyetlerini Cenabı Haktan temenni ederim. 6/4/333

Hicaz Kuvvet Seferiyesi

Kumandanı Mirliva Fahri


” HİCAZ ORDUSU KUMANDANI FAHRİ (FAHRETTİN)PAŞA”

” 42. Alay 1915′te bu defa Çanakkale’de Kerevizdere muhaberelerinde; düşmanlarının bile büyük takdirlerine mahzar olacak ölçüde savaşarak Çanakkale zaferinin birinci derece kahramanları sırasına geçmiştir. Çanakkale’de dört taburlu olarak muharebe eden 42. Piyade Alayının zayiatı; subay ve er olarak 991 şehit, 2486 yaralı ve 168 kayıptır. Alay Osmanlı ve Mecidiye madalyaları ile taltif edilmiştir.




1916 yılında Alay Hicaz cephesine 12. Kolordu emrinde olarak Suudi Arabistan’da görevlendirilmiş ve iki yıl Arabistan’ın cehennemi güneşi altında susuz ve gıdasız Mekke ve Medine bölgelerinde muharebelere katılmıştır. İngiliz ve Araplara karşı Medine’yi yoksulluk içerisinde, insan gücünün üzerinde bir direnç ve cesaretle savunan 42. Alaya ‘Medine Muhafızları’ unvanı verilmiştir. Çok kanlı geçen muharebelerde Alay Komutanı düşmanın eline geçmesin diye Alay Sancağını yaktırmıştır. Muharebelerin devamı sırasında Alay komutanı dahil bütün subaylar şehit olmuş, geriye 156 er kalmıştır. Alay 1. derece altın savaş ve üstün cesaret madalyaları ile taltif edilmiştir.*(2)”



(1) Tuğgeneral Ahmet Nuri DİRİKER: Sicili 1312-23 Piyade – Tuğgeneral Baba adı : Necip Doğum Yeri ve Tarihi Rusçuk/ 1291. 1312 yılında Harp Okulunu bitirdi. Selanik’te 17 nci Tümene katıldı. Osmanlı- Yunan Harbine katıldı. 1319’da Yüzbaşılığa terfi etti. 1324 de Koçana Mevki Komutanlığı’na tayin edildi. Hareket Ordusunda Tabur komutanlığına nakledildi. 08 Kanun Sani 1326 da taburuyla Yemen’e gitti. 1327 de Binbaşılığa terfi ettirildi. Birinci Dünya Savaşı başlangıcına kadar Yemen’de görev yaptı. Çanakkale cephesinde savaşın başlangıcından bitimine kadar 14 ncü Tümen 42 enci Alay Komutanı olarak görev yaptı. Medine kuşatmasına karşı Güney Müfrezesi Komutanlığına tayin edildi. ( 42. Alay emrinde.)


1332 de Yarbay’lığa terfi etti. İzmir’de 4 ncü Ordu’ya tayin edildi. İstanbul’da zahire sevkinde görevli heyetin başına getirildi. İstanbul’da Merkez Komutanlğı emrindeki 1 enci Alay Komutanlığı’na tayin edildi.Milli Mücadelede 1 enci Tümen Komutan vekilliğine, daha sonra 23 ncü Tümen’de Tugay Komutanlığı’na tayin edildi. 1337 de Albay’lığa terfi ettirildi. Milli Mücadele esnasında sırasıyla8, 18 ve 23 ncü Tümenlerde Tümen Komutan V. Yaptı. 03.12.1338’de Garp Cephesi 2 nolu Divan-ı Harp Başkanlığı’na tayin oldu. … 1928 de Büyük Komutanlık Kursu Muallimliğine tayin edildi.


30 Ağustos 1929 da Tuğgeneral’liğe terfi ettirildi. 1929 da 7 enci Tümen’e Tugay Komutanı olarak tayin edildi. Bu görevdeyken 19.05.1931 de emekliye ayrılmıştır.

KATILDIĞI SAVAŞLAR : Osmanlı-Yunan Savaşı, Bulgar İsyanı, Arnavutluk İsyanı, Yemen, Asir, Sana, Amra Muharebeleri, Çanakkale – Kerevizdere Savaşları, Hicaz Muharebeleri, İstiklal Harbi (Sakarya Savaşı, Mangal Dağı, Köse Abdal, Dua Tepe, Kartal Tepe, Köseler Geçidi), Doğu İyanları (Şeyh Sait, Haco, Deh, Pervari isyanları.)

ALDIĞI NİŞAN VE MADALYALAR: Yunan Madalyası(1314), Harb-i Umumi Madalyası(1332), Gümüş Liyakat Harp Madalyası(1334), Kılıçlı Üçüncü Mecidi Nişanı(1335), İstiklal Madalyası(1926)

(Askeri özgeçmiş özet olarak verilmiştir.) “ Bu Askeri Sefahat Belgesi, Tuğgeneral Ahmet Nuri DİRİKER’e ait “Subay Şahsi Dosyası” kayıtlarına göre düzenlenmiştir. 17 Temmuz 2007 Onay 17 Temmuz 2007 Sermet TAKTAK –Personel Albay -MSB Arşiv Müdürü.”



KAYNAKÇA:

1- A.Nuri Diriker Paşa’nın el yazısı hatıratı ..



2- Hak ve Eşitlik Partisi Genel Başkanı Osman Pamukoğlu, 42. Alay’ın son komutanıdır. Bkz. Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok – yaz. O.Pamukoğlu.

* Daha sonraki Alay Komutanı ve verilen madalya ..
Kaynak: http://www.hakveesitlik.org.tr/haberler/?p=420

HEPARİZMİR
ÜYE
ÜYE

Erkek
Mesaj Sayısı : 12
Yaş : 30
Nerden : İZMİR
Kayıt tarihi : 28/06/09

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz